Ana içeriğe atla

TAŞKIŞLA- Bir Bina Hikayesi...


Üniversite sınavına 1986 yılında girdim. Bizim zamanımızda sınav iki aşamalı olurdu. İlk sınava oturduğumuz ilde, ikinciye ise seçtiğimiz bir büyük şehirde girerdik. Ayrıca sınava girmeden evvel de tercihlerimizi yapardık. Artık şansımıza... Ben de İstanbul'u seçmiştim ve gireceğim yer ise Taşkışla  olarak belirlendi. Sınavdan bir gün evvel Taşkışla'ya gelip gireceğim dersliği buldum ve adeta binadan büyülendim. Ertesi gün sınavdan çıktığımda aileme ilk söylediğim söz "ben herhalde burayı kazanacağım" oldu... (Çok da iddialıymışım)
Yaklaşık bir ay sonra sonuçlar açıklandı ve ben İTÜ Mimarlık Fakültesi'ne girdim. Hayallerim gerçek olmuştu artık benim yuvam TAŞKIŞLA idi... 
Dört senemi burada geçirdim. Yetmedi bir de üzerine üç sene master yaptım. İlk sene İstanbul'un kabusluğu beni biraz zorlasa da okula olan sevgim galip geldi... Bu seneler sırasında (itiraf ediyorum) pek çok kez derse girmeyip avluda oturmayı ve bina ile hoşbeş etmeyi tercih ettim. Kışları hiçbir şekilde ısınmayan dersliklerde palto ve eldivenlerle ders yapsam da, yedi sene boyunca hangi koridordan çıkınca hangi dersliğe daha kolay ulaşacağımı hep şaşırsam da, bahar gelince çimlere yayılmayı, deniz manzaralı tuvaletlerini, çatıdaki dersliklerdeki kahve saatlerini, parti gecelerindeki ruhani halini, avludaki havuza atılanların heyecanını, sokak havasındaki koridorları, belki günde on kez selamladığım Afrodit heykelini, cephedeki sarmaşıkları, periyodik yayınlarda çalışırken kendi kütüphanemdeymiş gibi hissetmeyi ve avluya açılan kapının davetkarlığını hep çok sevdim... Burada okumak benim dünyadaki en büyük şanslarımdan biri oldu...






Şimdi gelelim wikipedia bilgilerine...

Taşkışlaİstanbul'un Beyoğlu ilçesinde Taşkışla Caddesi üzerinde yer alan, günümüzde İstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Fakültesi olarak kullanılan yeni rönesans üslubunda Osmanlı kışlasıdır.


Geçmişi

Taşkışla Osmanlı döneminde 1846-1852 yılları arasında İngiliz mimar Williams James Smith ve yardımcısı Osmanlı kalfa İstefan tarafından yapılmıştır.[1] Yapı yeni rönesans üslubu kullanılarak Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane (Askeri Tıbbiye) için hastane olarak tasarlanmıştır. 1853-1856 Kırım Savaşı'nda Fransız askerlerinin tedavisi için hastane olarak kullanıldı. Savaştan sonra Taşkışla uzunca bir süre kullanılmadığı için 1860 yılında onarılarak Dolmabahçe Sarayı'nı korumak amaçlı askeri kışla olarak kullanılmaya başlanmıştır. 31 Mart olayları sırasında Taşkışla'nın içinde kalan Avcı Taburu ile Hareket Ordusu birlikleri arasındaki çarpışmalara sahne olmuştur.

Cumhuriyet'in ilanından sonra Taşkışla Maarif Vekaleti'ne devredilmiştir. 1943-1950 yılları arasında ikinci büyük onarımdan geçtikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü ve Mimarlık-İnşaat Fakültesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1983 yılında Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından korunması gerekli birinci sınıf tarihi yapı olarak listeye alınmıştır. 1980 yılında İTÜ'nün kent içinde bulunan yerleşkelerini Maslak'ta yer alan Ayazağa Yerleşkesine taşımasıyla Taşkışla'nın da boşaltılması gündeme gelmiştir. Dönemin hükûmeti tarafından otel olarak kullanılması amacıyla 49 yıllığına otel yapılmak üzere bir yapı (ESKA -Selim Edes) firmasına kiralanmıştır. Bunun üzerine 1988 yılında İdare Mahkemesi'nde kararın iptali için bazı öğretim üyeleri (Prof. Dr. Erol Kulaksızoğlu ve arkadaşları) tarafından dava açılmıştır. İdare Mahkemesi önce yürütmeyi durdurma kararı alıp, ardından 1989 yılında tüm idari işlemleri iptal ederek Taşkışla'nın İTÜ'de kalmasına karar vermiştir.[2] 1999 Gölcük Depremi ile hasar gören yapı üçüncü bir onarımdan geçmiştir. Günümüzde Taşkışla İTÜ Mimarlık Fakültesi olarak kullanılmaktadır.[3]

Yapısal özellikleri



Taşkışla dikdörtgen planlı, ortası avlulu, bir bodrum ve iki tam katlı bir yapıdır. Köşelerindeki bölümler hem cepheden dışarıya doğru taşırılarak, hem de üç katlı yapılıp çatıdan daha yukarıya yükseltilerek vurgulanmıştır.Cephelerde katlar birbirinden yatay silmelerle, bütün pencereler de birer çift gömme ayakla ayrılmıştır. İkinci kat pencereleri, üstlerindeki üçgen alınlıklarla daha belirgin hale getirilmiştir. Yapıya batı cephesinin ortasında yer alan, Eski Yunan taklidi 8 adet sütunların taşıdığı bir portikten girilir. Plan şeması her iki katta da aynıdır ve bütün yapıyı dolanan bir koridorla buna açılan büyük mekânlardan oluşur. Batı ve doğudaki uzun kollarda koridor ortadadır; kuzey ve güneydeki kollarda ise bir yanı iç avluya bakar


Kaynakça

  1. ^ http://www.mim.itu.edu.tr/tarihce.htm#taskisla
  2. ^ http://taskisla.org/?page_id=3
  3. ^ http://www.itu.edu.tr/?kampusler/taskisla-kampusu




Planlar



Fotoğraflar-Taşkışla ve Ben


Eskiden fotoğraf çekmek, özellikle onları tab ettirmek o denli pahalı bir olaydı ki koskoca yedi yıllık Taşkışla hayatımda topu topu sekiz fotoğrafım var. Bu fotoğraflar da büyük olasılıkla proje derslerinde arazi görme sırasındaki fotoğrafların arasına sıkışmış. 


Giriş kapısının önünde fotoğraf çektirmek o zamanın modasıymış...



 Bu da benim avlu seanslarımdan...




Dersliklerden birindeyim ve üşüdüğüm için kaloriferin üzerindeyim...


Bahar ve mezuniyet telaşı...


Kızlarla rektörlük önündeyiz. Mezuniyet zamanı...


Bu da lisans mezuniyeti günü...



Ve Taşkışla otel olacak diye canımızı dişimize takıp yaptığımız eylem... Sağ alt köşedeki benim. Bugün olsa cesaret edemem. O zaman da babamdan az azar işitmemiştim...


Yıl 2010... Mezun olalı tam 20 yıl olmuş...  Mezuniyette nedense giyemediğimiz kep ve cüppeleri giymek bu güne kısmetmiş...





***




Yıllık Notları...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gri, Beyaz ve Sımsıcak Ahşap Tonları

 Aynı dönemde yapılan iki ayrı apartman dairesinin dekorasyonunda da renkler, Marshall'ın farklı tonlarda grileri, beyaz ve ahşabın sıcak tonları...  

van Gogh

Vincent Willem van Gogh  ( Dutch:  [ˈvɪnsɛnt ˈʋɪləm vɑn ˈɣɔx]  (   listen ) ; [note 1]  30 March 1853 – 29 July 1890) was a major  Post-Impressionist . A  Dutch  painter whose work—notable for its rough beauty, emotional honesty, and bold color—had a far-reaching influence on  20th-century art . After years of painful anxiety and frequent bouts of mental illness, [1] [2]  he died aged 37 from a gunshot wound, generally accepted to be self-inflicted (although no gun was ever found). [3] [note 2] He began to draw as a child, and he continued to draw throughout the years that led up to his decision to become an artist. He did not begin painting until his late twenties, completing many of his best-known works during the last two years of his life. In just over a decade, he produced more than 2,100 artworks, consisting of  860 oil paintings  and more than  1,300 watercolors, drawings, sketches, and prints . His work inc...